25 Mart 2025 13:06

‘Kışkırtıcı ve tahrik edici haber yapıyorlar’

İktidar medyasında yer alan haberlere tepki gösteren Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici ve Akademisyen Prof. Dr. Ceren Sözeri medyanın kışkırtıcı ve tahrik edici haber yaptığına dikkat çekti.

‘Kışkırtıcı ve tahrik edici haber yapıyorlar’

Fotoğraf: Pixabay

Gözde Tüzer
gozdetuzer@gmail.com


İktidar medyası hem İstanbul Saraçhane’de hem de Türkiye’nin dört bir yanında toplanan yüz binlerce insanı görmek yerine “kışkırtıcı” haberlerine devam etti. Erdoğan’ın “Sokak terörüne kucak açtılar” söylemlerini manşetlerine taşıyan gazeteler Şehzadebaşı Camii’nin kırılan mezar taşlarını haberleştirdi ve “Hazire zarar gördü”, “Vandallık”, “Cami duvarına tuvaletlerini yaptılar” ve “Mimar Sinan’ın eserine saldırı” başlıklı haberler yaptı. Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici iktidar medyasının “propaganda müfrezesi” gibi davrandığını ve “yanıltıcı bilginin de ötesinde kışkırtıcı tahrik edici bilgi verdiklerini” söyledi. Gazetemiz Yazarı Akademisyen Prof. Dr. Ceren Sözeri ise Şehzadebaşı Camii'nde olduğu gibi "toplumu biz ve onlar şeklinde tarif etme ve düşmanlaştırmaya yönelik hamlelerin" gerisinin gelebileceğine dikkat çekerek "Özellikle gençler arasında böylesi bir kavganın işlevsel olduğunu düşündüklerinden şüphe yok. Ceza Kanunu'nda bunun önlenmesi için bir yasa var, meşhur TCK 216/3 (Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama Suçu). Ancak bu yasa bugüne dek hep iktidara muhalif sesleri susturmak için kullanıldı" dedi. 

Faruk Bildirici: İktidarın propaganda müfrezeleri gibi davranıyorlar

Gazetemize konuşan Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici iktidar medyasının yaşananların siyasi tarafını görmediğini aktararak “Buradaki içerik ne olursa olsun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın en güçlü rakibi olan Ekrem İmamoğlu saf dışı bırakılıyor. Bu siyasi tarafını tamamen görmezden geliyorlar. Yani gazetecinin temel görevi olan ‘gerçeği aktarma’ işini yapmıyorlar” diye konuştu.

“Bunun ötesinde yanıltıcı bilgi veriyorlar, yanıltıcı bilginin de ötesinde kışkırtıcı tahrik edici bilgiler veriyorlar” diyen Faruk Bildirici örnekleri ve yaşananları şöyle sıraladı: “Dün sabahtan itibaren iktidar medyasında özellikle A Haber'de ve ATV'de Özgür Özel’in ‘polise el kaldıralım mı’ diye sorduğu görüntünün yarısını verdiler. Oysa Özel ‘çatışma olmasın’ diye anlatmaya çalışıyordu. Mesela emekli ikramiyelerinin bin lira artırılması konusundaki karar Meclis Genel Kurulunda görüşülemedi. Ama CHP'liler engellemiş gibi gösteriyorlar. Daha önemlisi… Şehzadebaşı Camiindeki türbe kısmında mezar taşların kırılması meselesini ‘vandallık’ olarak gösterdiler. İnsanları tahrik ettiler. Evet, polise şiddet uygulanmaması lazım ama yedi polisin de bir kişiyi dövmemesi lazım. Bizim de insan olarak, gazeteci olarak şiddete karşı çıkmamız gerekir. Ama sadece ‘polise yönelik şiddeti’ öne çıkardılar. Sonuç ne oldu? Şehzadebaşı Camii'nde Büyük Doğu Akıncılar Derneği'nin iftar yapmak istemesi oldu. Resmen çatışmaya zemin hazırladılar. Sonra onlar vazgeçti, valilik ve CHP araya girdi, dengelendi. Ama bugün özellikle Yeni Şafak bir Akit tahrik ediyor. Bunun gazetecilikle ilgisi yok. Resmen siyasi iktidarın propaganda müfrezeleri gibi davranıyorlar.

‘Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik’ hatırlatması

Akademisyen Ceren Sözeri ise Erdoğan ve medyasının Gezi'deki taktiklerin benzerini uyguladığını dile getirerek “Protestocuları itibarsızlaştırma, kamu mallarına ve en nihayetinde ekonomiye zarar verme suçlamaları aynı formülle işliyor. Bir gazetenin manşetinde 12 ‘terör’ örgütü sayılmış, yetmemiş protestocular ‘cinsel taciz’, ‘uyuşturucu’, ‘dolandırıcılık’ gibi suçlarla ilişkilendirilmiş. İnsanların neden sokakta olduğuna dair hiçbir bilgi, taleplerine dair hiçbir görüş yok” dedi. Ülkede milyonların sokakta olduğuna vurgu yapan Sözeri “Bir gazete düşünün alanlara gidip insanlara soru dahi sormuyor. Milyonlarca insanı yüz kızartıcı suçlarla ve vandallıkla suçluyor. Polis şiddetini görmüyor” ifadelerini kullandı.

Ötekileştirmek için bir sahne…

Sözeri, “Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının ertesi günü iktidar medyasının tümü ‘Yolsuzluktan tutuklandı’ manşetiyle çıktı. Bunun bir diğer aşaması polis şiddetinin en ağır şekliyle yaşandığı Bozdoğan Kemerlerinin yakınında bulunan Şehzadebaşı Camii'ne saldırı olduğuna ilişkin haberler” diyerek insanların şiddetten kaçarken camiye sığınmasının muhtemel olduğunu aktardı. Akademisyen Sözeri şöyle devam etti: “İslam'da sığınılacak bir yer olmasıyla övünülen camiler insanları ötekileştirmek için bir sahne olarak kullanılıyor. Önce camide içki içtiler, camları, mezarları kırdılar deniyor, ertesi gün bir grup gelip camiyi sahipleniyor. Sokak şiddetinde kamu malları zarar görebilir, ama çözümü şiddeti bitirmektir. 24 Mart gecesi Şehzadebaşı Camii'nde iftar girişimi gibi toplumu biz ve onlar şeklinde tarif etme ve düşmanlaştırmaya yönelik hamlelerin gerisi gelecektir. Özellikle gençler arasında böylesi bir kavganın işlevsel olduğunu düşündüklerinden şüphe yok. Ceza Kanunu'nda bunun önlenmesi için bir yasa var, meşhur TCK 216/3 (Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama Suçu). Ancak bu yasa bugüne dek hep iktidara muhalif sesleri susturmak için kullanıldı. Bunu önlemek için taleplerin ne olduğunun daha yüksek sesle dile getirilmesi gerekiyor.”

‘İktidar medyası savcı ve yargıç rolünde’

Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, “Gazetecilik nedir?​” sorusunu da sorarak “Biz gerçeği, olanı aktarırız, yanlış bilgi aktarmayız. İktidar medyası her şeyden önce insanlara ‘yanıltıcı bilgi’ veriyor, yani olanı aktarmıyor” dedi. “Olan nedir?​” diyerek devam eden Bildirici “İmamoğlu ile birlikte 51 insanın tutuklanması, operasyon yürütülmesi, bunun bütün Türkiye'de protesto edilmesi, Saraçhane'de yüz binlerin toplanması Bu protestoları iktidar medyasında görmüyoruz” ifadelerini kullandı. 

Soruşturmanın ve iddiaların “kesin bilgiler” gibi tek yanlı verildiğini söyleyen Faruk Bildirici, “Sanki mahkemeler toplanmış ve karar vermişler gibi hüküm halinde aktarılıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı açıklamaları ve suçlamalara verdikleri cevapları yayınlamıyorlar. Suçlama ve suçlanan arasındaki etik dengeyi kurmuyorlar. İktidar medyası tamamen iddia makamı vaziyetinde, hatta savcı ve yargıç rolünde” dedi.

‘Meslektaşlarını görmüyorlar’

Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ni hatırlatarak şöyle dedi: “‘Gazetecilerin birbirine destek olması’ konusu önemli. Bırakın burada destek olmayı, gazetecileri hedef gösteriyorlar. Şu an 10 gazeteci arkadaşımız gözaltına alındı ve haber bile vermiyorlar. Düşünebiliyor musunuz? Anadolu Ajansı Muhabirinin polis burnunu kırdı, haber yapmadılar. Gazetecilik açısından içler acısı olan da bu.”

‘Kabataş Yalanı unutulmamalı’

Akademisyen Ceren Sözeri; olayların İmamoğlu'nun gözaltına alınmasıyla başladığını ama çok daha kapsayıcı bir özgürlük mücadelesine dönüştüğünü, yalnızca kalabalıkları, büyüklüğünü, güzelliğini göstermek değil insanları sokağa çıkaran sebepleri, talepleri de görünür kılmak gerektiğine dikkat çekerken son olarak şöyle dedi: “Ve basın tarihimize geçen ‘Kabataş Yalanı’ unutulmamalı. O dönem bazı gazeteciler iktidardan beslendikleri, bazılarıysa iktidara şirin / dengeli görünmek için bu yalanın taşıyıcısı oldular. Ondan sonra gazeteci olarak güvenilirliklerini kazanmak kolay olmadı, çoğu hala bu damgayla anılıyor. Gazeteci, halk ona güvendiği sürece işini yapabilir aksi takdirde bazıları gibi iktidar yıkılırsa mahvolacağı korkusuyla panikler, panikledikçe de ilkesizleşir. Görünür isimlerden pek duyamayız belki ama ikinci kez dile gelmesiyle farsa dönen “camide içki içtiler” yalanının iktidar medyası gazetecilerinde de rahatsızlık yarattığını düşünüyorum.”

EVRENSEL'İNMANŞETİ

Sabancı’ya 44 uçak devletten!

Sabancı’ya 44 uçak devletten!

Ali Sabancı’ya ait Pegasus 100 uçak aldı, 4.4 milyar dolar değerindeki 44 uçak teşvik ve vergi indirimleriyle devlet kasasından karşılandı. Uçak alımı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ali uçak alacak mısın?” diye sormasıyla gündeme gelmişti. Sabancı, 100 uçak siparişi daha verdi.

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
Erdoğan'ın koltuğuna talip olan İmamoğlu'na yapılan operasyona tepki için sokağa çıkanlara yönelik gözaltı ve tutuklamalar sürüyor.

Evrensel'i Takip Et